Borsa’da Davranış Biçimi

“Piyasa desteğine gelmiş. 2 haftalık ortalamayla 8 haftalık kesişmiş RSI ve Stokastik Endekslerine bakıldığında AL vermiş, piyasa %29 Fibonacci düzeltme seviyesine kadar inmiş ve beşinci ana dalgasını tamamlamış. Mum Grafiklerde doji formasyonu var. Omuz başın boğaz çizgisini delmekte adeta bacaklar omuza gelmiş, AL AL”

Hele bu teknikçiler yok mu? Acaba söylediklerine kendileri de inanıyorlar mı? Bunların hangisi söylediklerini yaparak kendilerine birer kırmızı Lamborgini almışlar? Piyasanın ne yapacağını hep önceden kestirebildiklerine göre neden kendi hesaplarında al – sat yapmıyorlar? Bu son söylediğim “Neden Merkez Bankası para basıp borçları ödemiyor?” kadar sığ.

Peki, ne ola ki bu teknik analiz safsatası? Bir de temel analiz var tabi. Acaba işe yarıyor mu? Ya sıradan yatırımcı ne yapsın? Aracı kurumuna telefon açıp 21 yaşındaki yatırım ‘uzmanından’ borsanın bugün kendi iç dinamikleri ile hareket ettiğini…” öğreniyor. Sağ ol be! Sayende paramın boşa gittiği yeri öğrendim. Bu çocuk herhalde 3 yaşından beri bu işe kafa yormuş ki ‘uzman’ olmuş. Yoksa altı ayda uzman olunuyor mu? Tabi bu arada o yatırım şirketlerinin günde ne kadar aradıkları konusuna hiç girmiyorum. 

“Peki, uzmanını dinlemeyip de kimi dinleyeceğiz? Bu işi kendim beceremiyorum Anıl’la konuştum, borsadan öyle ağzı yanmış ki Meta-Trader’in yanından bile geçmeye tövbe etmiş. Öte yandan Turgut geçen sene 5 koydu 85 aldı. Biz hâlâ maaşa talim.”

Borsaya ne zaman bulaşsam piyasalara bir şeyler oluyor. 2015’te mal aldım, Rusya krizi çıktı, 2017 Kasımda BTC’leri sattım, Aralık’ta %100 arttı. Şimdi uzmanım Everex al diyor 2 hafta sonra 180$ olacakmış. Kasımda BTC’leri sat diyen de oydu. 

“Arkadaşlarım artık benim yaptığımın tersini yapmak için tetikte bekliyorlar. Sanki yukardaki beni izliyor. O kaçırsa borsadaki haydutlar buluyor. Ben alıyorum, onlar satıyor. Ben satıyorum piyasa patlıyor.”

Peki, bu piyasalardan kim, nasıl kazanıyor, neleri yanlış yapıyoruz? Onlar neleri doğru yapıyor? Gerçekten neleri doğru yapıyor? Bu işin doğrusu var mı?

Tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok. Teknik analiz hakkında yazılıp çizilebilecek her şey yazılmış çizilmiş.  Bu yazının konusu para kazanmak. Sadece kazanmak değil, devamlı kazanmak.

Dünyada hiç kimse devamlı (hiç kaybetmeden) para kazanamaz. Burada devamlı anlamına gelen istikrar. İstikrarlı bir şekilde para kazanmaya devam etmek. Yâni az kaybedip çok kazanan bir sistemi yürürlüğe koyup, sistemi uygulama disiplinine sahip olmak. Evet, anahtar kelime ‘disiplin’.

Bu işi devamlı istikrarlı bir şekilde yapmak. Ben bir guru değilim. Bebek koyunda yatım da yok. Ama bu işi son 9 yıldır istikrarlı bir şekilde yapabiliyorum. Sizin de yapmamanız için hiçbir neden yok. Hatta yapabilmeniz için çok neden, çok yöntem var. Hem de kolay!

Bundan sonra hayatınız değişebilir. Yeter ki kendinize inanın. Yaptıklarınız arasında kendinize olan güvenin yüksek olduğu durumları gözünüzün önüne getirin. Örneğin; çok iyi bir tenisçiyi düşünün. Kort’a çıktığında asla yöntemlerinden ödünç vermiyor inanıyor. Her engeli aşacak zihinsel ve fiziki malzemeye sahip. İşler ters gittiğinde kurtuluş yolları buluyor, ama işlerin hiçbir zaman içinden çıkılamayacak kadar kötü bir kuyuya girdiği durumlara düşmüyor. Hep zirvede kalmayı beceriyor. En sıkıştığı anda bile vurucu, bitirici hamleyi yapabiliyor. Silahını en çok işe yarayacağı anda kullanıyor.

Yatırım dünyasında da hiçbir şey farklı değil. Başarıya kavuşmuş insanların yöntemlerini ve davranış biçimlerini izleyin. Neden başarılı oluyorlar? Başarılı olmalarının en büyük nedeni ev ödevlerini çok iyi yapmış, çok çalışmış olmaları.  Ne kadar ekmek, o kadar köfte!

Talih kapıyı bir veya birkaç kez çalabilir. Borsa’da bir veya birkaç kez güzel bir çıkış yakalayabilirsiniz. Belki de bir defasında açlığınız tüyo doğru çıkabilir. Ama bu işi devamlı yapamazsınız. Yatımcının hayatı boksörünkine benzer. Eğer ringde kalacaksanız istikrarlı bir şekilde yumruk atmayı ve gelen yumrukları karşılamayı öğrenmeniz gerekir.

Yatırımcı olmanın koşulları arasında zeki olmak tek başına çok az yer kaplar. Yani Limitless filmindeki gibi o hapı içseniz bile başarı sağlar mısınız pek emin değilim.

Asıl rol oynayan unsurlar zihin, kuvvet ve disiplin. Etrafınızdaki yatırımcıları şöyle bir süzgeçten geçirip kimin neden başarılı olduğu ve kiminin de neden başarılı olamadığını çözümlerseniz kazanılan ve kaybedilen tüm paraların arkasında yatan en baskın etken şans, zekâ, yüksek teknik veya temel analiz değil, yatırımcıların davranış biçimleri olduğunu görürsünüz.

Günümüzün tüm yatırım kitapları ve tüm eğitim kursları ne yazık ki bu önemli etmeni ya göz ardı etmekte ya da kısaca geçiştirmektedir. Bu akademisyenler, teknisyenler ne kadar bilgili ve deneyimli olursa olsunlar, sizi zengin edecek formüllerin ayrıntıları içinde boğmaya, başarılı bir yatırımcı olmak için gereken unsurların ancak bir veya birkaçını irdelemeye ve bakar kör oynamaya devam etmektedirler.

Aslında yaptıkları, binlerce ağaç dolu bir ormanın içinde ağaç aramaktan başka bir şey değildir, çünkü aradığımız şey hemen oracıkta, yanı başımızda durmakta. Para, terk edemediğimiz, yontamadığımız, bir türlü kurtulamadığımız o illet davranış biçimlerinde kaybedilmektedir.

Hangimiz kötü haberler bir karabasan tufanı halinde yağmaya devam ederken elimize telefonu alıp al emirleri verebiliyoruz? Kaçımız fezaya yükselmiş borsadan satıp kurtulabiliyoruz? Etrafımızdaki herkes alırken kaçta kaçımız satabiliyor? Herkes korkarken umut eden, herkes umut içindeyken korkak kaç kişi var? Niye başkalarının bu işi kendimizden daha iyi bildiğini kabulleniyoruz? Niye zarardan çabuk çıkacağımıza, zararın daha da büyümesini bekleyerek en kötü yerde çıkıp, daha sonra borsanın yükselmesine seyirci kalıyoruz? Niye hep birilerinin bizi takip ettiğini düşünüyoruz?

Kuşkusuz sadece davranış biçimlerimizi yontarak sonuca gitmek olanak dışı. Şüphesiz, bilgi ve deneyim olmadan yola çıkılmaz.

Bir kere alıp satmaya soyunduğumuz yatırım aracı, piyasası, işleyiş mekanizması, yasal ve mali düzen gibi birçok unsurdan haberdar olmak gerekir. Bizim konumuz bunlar değil. Bizi ilgilendiren kısım, o yatırım aracının fiyatını etkileyen faktörler ve fiyatın bu etmenlere maruz kaldığında gösterdiği hareket biçimleri. Bu da günümüzde geleneksel olarak iki şekilde yapılıyor: Temel ve Teknik Analiz.

Temel Analiz, hangi faktörlerin fiyatları ne zaman ve nasıl etkileyeceği üzerine odaklanırken, teknik analiz sadece fiyatların davranış biçimlerine konsantre oluyor. Fazla bilgi göz çıkarır diye bir kavram yok. Dolayısıyla, pekâlâ her iki analiz de birlikte uygulanabilir, kullanılabilir.

Borsa’ya Neandertal gibi yaklaşılmaz. Bilgisiz olmaz! Yatırım başarısının gerektirdiği bilgi de analiz yapmakla üretilir

Yalnız, sadece iyi bir analist olmakla yolu yarıladığınızı zannetmeyin, çok iyi bir teknik veya temel analist olmak yolun ancak beşte biri. Çünkü analiz dediğimiz eylemin kendisi zaten tanım itibariyle yetersiz.

Gel gelelim asıl konumuz olan davranış biçimini etkileyen faktörlere. Bunlar; korkularımız, heyecanlarımız, hırslarımız, olaylara tepki gösterme biçimimiz, başarı ve başarısızlığı nasıl benimsediğimiz veya hazmedemediğimiz, duygularımıza nasıl gem vurup vuramadığımız, Trading, yatırım ve genel olarak hayata olan yaklaşım arzumuz, kızmamız, sevinmemiz, umut edişimiz, beklentilerimiz, kısacası tüm kişiliğimiz gibi son derece geniş ve geniş olduğu kadar da kontrolü güç bir alanı kapsıyor.

Yukardaki listeyi sonsuza dek uzatabiliriz. Ekranda yanıp sönen, bir yeşil bir kırmızı olan o küçük rakama nasıl tepki göstereceğimiz ve dolayısıyla nasıl para kazanıp kaybedeceğimizi tanımlayan o kadar çok davranış biçimi parçacığı var ki.

Açıkçası size davranış biçiminizi piyasaya uyarlayacak bilgiyi ben veremem. Siz bu listeyi arttırın ya da azaltın, asıl olan kendi eksikliklerinizi bulabilmek. Bulduğunuzda bu eksiklikleri değiştirebileceğiniz konusu da derin bir uçurumdan atlamak gibi zor karanlık ve soğuk.

Kimse heyecanını yenemez hırsını dizginleyemez sadece hırslandığınızda farkına varabilirsiniz ve bu da farkındalık oluşturup kendinize dışardan bakma imkânı tanır.

“Sabah aldığınız emtia öğlen çılgınca yükselmeye başladı. Haberlere bakıyorsunuz ama alakalı bir bilgi yok ve bu sıradan yükselmeye devam ediyor. Geceden çizdiğiniz zirve çoktan delindi geçti ama siz buna imkân vermiyordunuz. Yükseldikçe hırslanıyorsunuz.

Birden bire düşmeye başlıyor usulca. Bir zaman sonra direnç noktanızdan inmeye başladı. Dalgalanıyor ama siz çoktan hırsınıza yenik düştünüz ve zarar etmeye başladınız. Kimse üstteyken satmak istemez ama iş zarara gidiyorsa o masadan kalkmak vakti gelmiştir.”

Kendinize hayali senaryolar oluşturun. Plan yapın ve plana sadık olun…

Yazar: Tuncer B.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir