Nitelikli Eğitim Sistemi

Nitelikli Eğitim Sistemi

Sevgili okurlar bugün hem eğitim hayatımızda hem de iş hayatımızı ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum. Lise son sınıftasınız belki de hayatınızın dönüm noktası olacak ve sonraki iş hayatınıza ve sosyal hayatınıza şekil verecek bir sınava gireceksiniz. Üniversiteye giriş sınavı. İşte bu yazımda bununla ilgili bir konuya değinmek istedim.  Ne demek mi istiyorum? Gelin hep beraber birlikte açalım.

İş ilanlarını incelerken gözünüze şöyle bir madde çarpar: “Seçkin üniversitelerden mezun olmak“. Türkiye’de 2019 yılı itibariyle 180’in üzerinde üniversite var ve bir sürü bölüm ister eşit ağırlık ister sayısal istersen sözel 180’in üzerinde Üniversitede ve birçok bölümde açıkta kalmanız neredeyse imkânsız. Peki ya kaliteli bir üniversiteniz mi var yoksa bölümünüz mü kaliteli hangisi? Bir hukuk fakültesinde okuyorsanız veya tıp fakültesinde ya da eğitim fakültesinde okulun pek bir önemi yoktur. Sizin sınav başarınız gösterir ne kadar başarılı olup olmadığınızı. Hedefiniz yüksek ise başarılı bir mühendis olmak istiyorsanız okulumuzun size bir şey verebilmesi lazım. Mühendislik deyince teknik üniversiteler akla gelir: İTÜ, Yıldız Teknik, ODTÜ, İstanbul Üniversitesi ya da bir zamanlar ODTÜ ye bağlı olup daha sonra ayrılan Gaziantep Üniversitesi, özellikle makine mühendisi iseniz bayağı zorlu bir o kadar da kaliteli bir okuldur. Bu listeye bir kaç tane daha okul katmak elbette mümkündür. Ama bu liste sizi temin ederim ki kabarık olmayacaktır. Şimdi sevgili okurlar ODTÜ den mezun olan bir mühendis ile Kilis üniversitesinden mezun olan bir olabilir mi elbette ki Kilis üniversitesinde ki öğrenci de kendi çabası ile kendini geliştirme fırsatı bulmuştur. Ama şekilciliğin ön planda olduğu ülkemizde maalesef ki yukarıda saydığım ve listeye ekleye bileceğimiz üniversiteler haricindeki üniversitelerin şansı ne yazık ki düşüktür. Aynı durum işletme bölümü içinde geçerlidir. Başarılı yönetici olmak istiyorsanız ya kendinize çok daha fazla yatırım yapacaksınız ya da belli başlı üniversitelerden mezun olacaksınız. Bu alanda iyi üniversitelerin başında ODTÜ, Boğaziçi, İstanbul üniversitesi ve Bilkent gibi yine birçok seçkin üniversiteleri yazmak mümkündür. Bu üniversitelerden mezun değilseniz eğer iş gücü piyasasına 1-0 yenik başlarsanız. Okulunuzun size bir şeyler katması mutlaka önemlidir. Okul bir süreçtir. Kimi zaman 4 sene kimi zaman 5 sene okuduğunuz iş hayatınıza temel atma yeridir.

Eğer ki belli başlı üniversiteler iş gücünde etkin rol oynuyorsa bunca üniversite neden? Her şehre bir üniversite yerine nitelikli eğitim veren üniversitelerimize destek vermemiz gerekmez mi? Farz edelim ki bu 180 üniversitenin 80 tanesi nitelikli peki geriye kalan üniversiteler ve oradan mezun olan öğrenciler ne olacak? Sadece nitelikli üniversite olsa öğrenci kazanamazsa suçu kendisinde arar der ki kazanamadım suç benim. Diğer türlü kazanıyor mezun oluyor iş bulamıyor. O yüzden niteliksiz üniversite yerine nitelikli eğitim sağlayan nitelikli üniversiteyi tercih etmek en doğru yaklaşım olacaktır.

 

Yazar: Turgut T.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir